Bazen boğuluyorum anne. Bazen nefes alamıyorum. Son zamanlar en olmadık anlarda bile hatırlıyorum bazı şeyleri. Meselâ seni o son iki ay görmeyişimi, eve gelmeyişimi. Çok şey aklımda dolanıveriyor ve ben mahvoluyorum. Bazı geceler uyku beni gerçekten sabahlara kadar tutmuyor. Seninle konuşmaya çok ihtiyacım oluyor anne. Kimse sen değil ki, hiç kimse sen olamaz zaten. Artık o kadar sık sık rüyalarıma da gelmiyorsun, galiba sen bu dünyaya olduğundan daha çok artık o dünyaya aitsin. Bazı geceler uyumadan önce çok dua ediyorum rüyalarıma gel diye. Bazen geliyorsun işte, bazen de görmüyorum seni. Bazen de hatırlamıyorum rüyalarımı. Ama inan ki gelmeni çok istiyorum , çok özlüyorum çünkü...

Sana sevdiğim çocuğu hiç tanıştıramadım anne. Sen bu dünyadan göçeli zaten biz onunla çok bağlandık. Onunla tanıştığım ilk haftalar söylemiştim "Birisiyle tanıştım, sana birini anlatacam" diye. Hiç anlatamadım... nasip olmadı, yetişemedim anne. Sen yaşıyor olsaydın her gün, her gece bizim balkonda oturup anlatırdım sana olan biteni... ama oradan da görebiliyosun heralde. Kavgalarımız oluyor onunla anne, ama haklıydın biliyor musun... En çok tartışıp kavga edenler hiç ayrılamazmış. En büyük aşıklar, en çok kavga edenlermiş diye. Ne kadar haklı olduğunu anlatamıyorum sana. Sen her zaman haklıydın ki... Gözün arkada kalmasın anne, o bana çok iyi bakıyor. Gözlerimin içine bakıyor. Başının üstüne beni taç etmiş, benim ayaklarımın altına dünyaları seriyor. Hiç bir şeyim eksik değil. Çok seviyor beni. Hiç göremedin beni mutlu bir ilişkide anne, ona yanıyorum. Keşke görseydin bizi, sürekli kavga edip barışıyoruz, bir an  somurtuyoruz küsüp, diğer dakikada sarılıyoruz. Ama gözün arkada kalmamalı, değerli kızına çok iyi bakıyor. Bazen üzüyoruz birbirimizi, biliyosun anne insanlık hali. Ben de seni çok sevdiğime rağmen üzüyordum bazen... Çocuktum anne o zamanlar, ağzıma geleni söylerdim. Ama o kadar da üzdüğümü düşünmek istemiyorum, üzmedim çok annem seni değil mi? İncitmedim o kadar... Sıkılma benim için, zaten biliyosun beni anne, senin öğrettiğin gibi. "Sevgin varsa vereceksin, saygın varsa göstereceksin ama asla kendini ezdirmeyeceksin". Sıkılma annem, kalbimi koruyorum, kıramaz kimse beni. Kendimden öte de kimse yıkamaz beni, her zamanki gibi, en büyük düşmanım, aynada gördüğüm kızdır...

Senin araban artık benim oldu anne. Çıkarıyorum bazen arabanı, az da olsa geziyorum. Aslında artık hiç önemi yok çünkü sana söz vermiştim, sen çok yaşlanınca, araba kullanamayacakken, ben seni gezdirecektim diye, senin de beni her zaman gezdirdiğin gibi... Olmadı anne. Arabanın sensiz bi önemi yok ki. En çok bu arabaya sen yakışıyordun, ne bileyim, ben ne kendimi, ne senden başkasını o arabaya yakıştıramadım. Sen çok severdin arabanı, hatırlıyorum. En ufak bi çiziğe üzülürdün. Arabanda birkaç sorun vardı, sevgilim her şeyi denkledi, keşke burada olup görseydin, kim bilir ne kadar gurur duyardın. Sevinirdin. Biliyorum anne, yaşasaydın, onu da oğlun gibi sevecektin. Çok iyi anlaşırdınız ikiniz, eminim...

Gurur duyuyorsundur benimle de anne, öyle değil mi? Nerdeyse bir senedir, bir evi ayakta tutabiliyorum. Kardeşime annelik yapmayı beceriyorum sanırım. Ne kadar yorgun olsam da, uğraşıyorum. Ama ben senin kadar yufka yürekli olamam, biliyosun. Senin kadar pamuk olamadım hiç. N'apsın o da, birbirimize anlayış göstermeye çalışıyoruz... Ani sinir patlamalarım var, her şeye kızıyorum bazen, kardeşimin de yaşı ilerliyor, ergenlik çağına yaklaşınca o da inatlaşıyor, ama yaşayıp gidiyoruz işte...

Kardeşim uzadı anne, biliyor musun? Boyu nerdeyse bana eriyor. Koskoca kız oldu. Yeğenim de büyüdü. Gördüğüm en güzel bebek anne, hani yeni doğmuşken bunu demiştik ya birbirimize? “Dünyanın en güzel bebeği.” İnanamazsın, çok daha yakışıklı oldu bizim paşamız. Bin kez maşAllah, çok aniden büyüyor. Ona bakıyorum bazen de içim burkuluyor. Keşke burda olsan, onun nasıl büyüdüğünü görsen anne... Onun bir kız kardeşi de olacak yakın zamanda. Bir de bunu duysan nasıl sevinirdin..! Geriye kalan abim de. Hep aynıyız, konuşmamıza gerek yok. Bakışınca biliyoruz içimizdeki acıyı. Konuşmuyoruz pek çok bunları, konuları atlatıp gidiyoruz başka konulara. Ablamla senin konunu daha sık açıyoruz ama anne. Canımız acısa da, senin hatıranın sönmesine izin vermiyoruz... Keşke burada olsaydın, bunları görebilseydin. Çok bağlıyız kardeşilerimle anne, senin öğrettiğin gibi, birbirimize destek olup ayakta kalıyoruz...

Ah be anne.

Bu saat acaba izliyor musun beni? Hissediyor musun beni? Ben seni çok özledim anne. Her an düşünüyorum seni, her an aklımdasın anne. Sana sarılmaya çok ihtiyacım var...

Peki sen anlat anne, cennet nasıl? Ağrın sızın yoktur oralarda değil mi? Ben buradan dua ediyorum anne, duyuyor musun dualarımı? Melekler sana anlatıyor mu? Mezarlığa geliyorken adımlarımı duyuyor musun anne, baş ucuna oturup anlattıklarımı...? Duyuyor musun? Oralarda çiçeklerin var mı? Vardır anne, çok güzel çiçeklerin vardır senin. Benim bahçemin en güzel çiçeği sendin annem, bizim bahçede hiç çiçek kalmadı.

Seni çok seviyorum anne.

Seni çok özledim...

© 2025 | Το συγγραφικό blog της Rai. Διατηρούνται όλα τα δικαιώματα.
Υλοποιήθηκε από τη Webnode
Δημιουργήστε δωρεάν ιστοσελίδα! Αυτή η ιστοσελίδα δημιουργήθηκε με τη Webnode. Δημιουργήστε τη δική σας δωρεάν σήμερα! Ξεκινήστε